Toprak Saha – Aylık retro futbol e-mecmuası
  • Zat-ı Muhteremler
  • An-ı Şahaneler
  • Yad-ı Hafta
  • Fi Maçı
  • Kadim Takımlar
  • Cemiyet Haberleri
  • Malumat Saha
CEMİYET HABERLERİ

Futbolcu Asla Sadece Futbolcu Değildir

Toprak Saha · Nisan 2014

– Bir Batu ANADOLU yazısı-

Hayatının baharında futboldan kopan oyuncuların zaman zaman futbolla ilgilenmeye devam ettiklerini görüyoruz. Peki futboldan kopup Papa ya da James Bond olanları tanıyor musunuz?

Futbolda şans faktörü sıkça tartışılır. Bir maçta bulduğunuz pozisyonla efsane bir kariyer yaratabilir ya da kendinizi daha alt liglerde bulabilirsiniz. Aynı durum, futbol oynama tercihi için de geçerli. Bu yazı da futbol oynamayı isteyerek ya da istemeyerek bırakmak zorunda kalmış isimlere dair. Şanslı mı şanssız mı olduklarına siz karar verin.

Yazar Takımı

Varoluşçuluk denince akla ilk gelen isimlerden olan Fransız filozof ve yazar Camus, kendisini varoluşçu olarak tanımlamasa da yeşil sahalarda var olmuş bir isimdir. Özellikle ilk gençlik yıllarında futbolla ilgilenen Camus, topa vurmayı değil tutmayı seçmiş ve Cezayir yıllarında Racing Üniversitesi’nin kalesini korumuştur. 17 yaşındayken geçirdiği verem hastalığı sonucu futbola yabancılaşsa da bu sporun hayata olan bakışına etkisini şu sözlerinde görmek mümkündür: “Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.”

Rus yazar Vladimir Nabokov da kaleciliğe gönül verenlerden. Nabokov, gençliğinde file bekçiliği yaparken en büyük keyfinin “Gözlerini kapayarak oyunun doğal sesini dinlemek” olduğunu belirtmiş. Hatta kaleciyi “Yalnız kartal, gizemli adam ve son savunmacı” olarak güzellemiş. Sanırım bu romantik yanıyla futbolda çok kalıcı olamamış ve ‘Lolita’ romanıyla sansasyon yaratmayı tercih etmiş.

Sherlock Holmes’un yaratıcısı Arthur Conan Doyle, damarlarında dolaşan İskoç kanına ihanet etmeyerek futbola kafa ve ayak yoran ünlü yazarlar arasına giriyor. 1880’lerin sonunda Portsmouth amatör takımında forma giyen Doyle’un asıl gollerini Holmes hikayeleriyle attığı söylenebilir.

Şarkıcı Türkücü Takımı

Rod Stewart’ın gençlik yıllarında oldukça kısa süren futbol macerası ile ilgili iki iddia var: İlki Brentford takımı ile antrenmanlara çıktığı ama bir ilerleme olmaması sonucu müziğe yöneldiği. İkincisi ise sahaya çıkan takım arkadaşlarının kramponlarını temizlemekten sıkılması. Sebep ne olursa olsun müzik tarihinin en çok albüm satan rock müzisyenlerinden biri olan Stewart, futbol sevgisini ‘You are in my Heart’ şarkısında belirttiği gibi Celtic taraftarlığı üst kimliğinde sürdürüyor. Bir de futbol takımı oluşturacak sayıda çocuk sahibi olmak istediği biliniyor. (Şu an 4’ü kız 4’ü erkek 8 çocuğu var)

Ünlü İtalyan tenor Luciano Pavarotti, Modena takımıyla deneme antrenmanlarına çıkar ve kalecilikten kanat oyunculuğuna kadar birçok pozisyonda izleyenleri etkiler. Lakin annesinin başka planları vardır. Ailesi tarafından eğitimine daha çok önem vermesi konusunda yönlendirilen Luciano belki yeşil sahalara veda eder ama 1990’da İtalya’da düzenlenen Dünya Kupası’nın resmi parçası seçilen – Puccini’nin Turandot operasından- ‘Nessun Dorma’yı seslendirerek adını yeşil sahalara kendi yöntemiyle kazır.

Akdeniz’in diğer yakasında ise Real Madrid yeni kaleci adayından çok umutludur. Toplara panter gibi atlayan genç Julio’nun kalecilik hayalleri bir trafik kazası ile sona erer. Çok istese de futbola devam etmesi mümkün değildir. Bu süreçte hastanede bir hemşirenin –bazı kaynaklarda babasının- kendisine bir gitar hediye etmesi, tek teselli kaynağı olur. Bu teselli yıllar içerisinde onu albümleri 300 milyon satan dev bir yıldıza dönüştürür. Bu gencin ismi Julio Iglesias’tır.

Verve grubunun solisti olarak tanıdığımız Richard Ashcroft da topun peşinden koşanlardandır. Onlu yaşlarının başında hocalarının deyimiyle “sınıfın kanseri” olan Ashcroft, hırsını futbol topundan çıkarır. Up Holland FC’de oynayan ve Wigan Athletic ile deneme antrenmanlarına çıkan sanatçının en büyük arzusu George Best gibi Manchester United forması giymektir. Fakat ilerleyen dönemlerde Pete Salisbury ve Simon Jones ile tanışarak Verve’ün temellerini atar ve futboldan uzaklaşır. Yine de zaman zaman yardım maçlarında forma giyen Ashcroft 2006 yılında İngiltere yıldızlar karmasında eski futbolcularla birlikte sahaya çıkar.

Aktör Takımı

Sinemada rol kesen aktörler arasında futbol sahalarında da marifetli olanları yok değil tabii. En ilginç hikayelerden biri İskoç aktör Sean Connery’e ait. Gençlik yıllarında Bonnyrigg Rose takımında sağ açık oynayan Connery sonradan aktörlüğe yönelir. Bir oyun için geldiği Manchester’da bölgenin yerel takımına karşı oynanacak bir maçta forma giyer. Tesadüf eseri maçı izleyenler arasında United’ın efsane hocası Matt Busby de vardır! Busby, genç aktörün performansından etkilenir ve ona haftalık 25 pound karşılığında antrenmanlara çıkmasını teklif eder. Connery ise oyunculuk aşkından dolayı bu teklifi reddeder. Bize de “Beyazperdenin 007’si Old Trafford’da 7 numaralı formasıyla neler yapardı acaba?” diye hayal kurmak düşer.

Ülkemizde de sinema ile futbol arasında geçişlere sıklıkla rastlanırken futbolculuktan oyunculuğa geçiş konusunda iki örnek ön plana çıkar: Beşiktaş ile 1940-41 sezonunu şampiyon bitiren Memduh Ün, şansını bir de oyunculukta denemeye karar verir. Turhan Ün ismiyle ün kazandıktan sonra hızını kesmez ve kendi yapım şirketini kurarak yönetmenliğe de soyunur. Altmış yıla yaklaşan bir kariyere sahip olan Ün, futboldan da kopmaz. Setlerde mola esnasında hızlıca taşlardan kale kurarak rakiplerini çalımlamaya devam eder.

Osman Seden’in ‘Şakayla Karışık’ filminde rahmetli Sadri Alışık, canlandırdığı Ofsayt Osman karakterinin “Bu da mı gol değil?” sorusuyla kült statüsüne geçerken oğlu Kerem Alışık, yıllar sonra bu soruyu “Gol ulan!” şeklinde cevaplar. Nişantaşıspor, Anadolu Hisarı ve Dikilitaş gibi semt takımlarında forma giyen Alışık’ın bir dönem Fenerbahçe’ye transferinin, babası Sadri Alışık’ın teklif edilen ücreti az bulmasından dolayı reddedildiği söylenir. Zaten Alışık’ın futbol kariyeri de kısa sürede sona erer ve babasının izinden oyunculuğa doğru yol alır.

Pistlerden ve Mutfaktan Vatikan’a Futbol Aşkı

Futbol sahalarına kısa süreli giriş yapanlar sadece sanatçılar değildi. ‘Profesör’ lakaplı Formula 1 pilotu Alain Prost, küçük yaşlarda birçok spora merak salar; ama en çok futbola gönül verir. Gençliğinde oynadığı futbolla izleyenleri kendine hayran bırakan Prost’un bu sevdası, 14 yaşındayken go-kart aracıyla tanışmasıyla son bulur.

Prost’tan yıllar önce ise Karol Jozef Wojtyla isimli Polonyalı bir genç, yaşadığı Wadowice’de okul maçlarına çıkar. Bir Katolik olmasına rağmen sık sık Yahudiler’in oluşturduğu takımda forma giyer ve sıkı dostluklar geliştirir. Fakat 2. Dünya Savaşı’nın başlangıcı ile futbol kariyeri, insanlık dramı ile kesintiye uğrar. Savaş sonrası rahip olmaya karar veren Wojtyla, 1978 yılında II. John Paul adıyla Papalık görevine başlayacaktır.

Özellikle Britanya sınırlarında oldukça meşhur bir televizyon şahsiyeti olan şef Gordon Ramsay, küçükken Rangers genç takımına kadar yükselmeyi başarır. Kendisini hızlı ve boğaz kesecek derecede hırslı bir sol bek olarak tanımlayan Ramsay’ın futbol aşkı, küçükken kendisini Rangers maçlarına götüren amcası Roland’dan kaynaklanır. Hayallerinin takımı Rangers ile sözleşme imzalayan Ramsey, sakatlıklardan dolayı futbol oynamaya bir türlü fırsat bulamayınca sevdiği spordan kopmak durumunda kalır. Yıllar sonra Ramsay’ın futbol kariyeri ile ilgili farklı söylentiler çıkar. Aslında Rangers’ta hiç oynamadığı ve bu durumun uydurulduğu iddia edilir.

Bir dönem futbol oynamış ama zamanla başka alanlarda ün kazanmış kişilerin sayısını daha da arttırmak mümkün. Bu zatlar futbol oynasalardı neler değişirdi diye sormak mümkün olsa da belki de asıl soru “Futbol, onların hayatında nasıl bir etki bıraktı?” olmalı. Umarım hepsi Camus’nun aydınlanmasını yaşamıştır.

PaylaşShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePin on Pinterest0Share on Tumblr0Print this page
21. SayıAlain ProstAlbert CamusArthur Conan DoyleFutbolu Baharında Bırakanlar Özel SayısıGordon RamsayJohn Paul IIJulio IglesiasKerem AlışıkLuciano PavarottiMemduh ÜnRichard AshcroftRod StewartSadri AlışıkSean ConneryVladimir Nabokov
Share Tweet

Toprak Saha

Eski Sayılardan

  • CEMİYET HABERLERİ

    Hörburger İkizleri

    Mayıs 2020
  • CEMİYET HABERLERİ

    Roma’dan Sevgilerle…

    Haziran 2019
  • CEMİYET HABERLERİ

    Kupa’nın Hikayeleri

    Haziran 2019

REKLAM

REKLAM

ESKİ SAYILAR

TAKVİM-İ MAZİ

TAKVİM-İ MAZİ

@topraksaha_net

  • Şuan için bu twitter hesabının RSS beslemesi yüklenemez durumda.

Twitter'da @topraksaha_net Takip Et.

  • Anasayfa
  • İletişim

Toprak Saha © 2017. Tüm Hakları Saklıdır.