Toprak Saha – Aylık retro futbol e-mecmuası
  • Zat-ı Muhteremler
  • An-ı Şahaneler
  • Yad-ı Hafta
  • Fi Maçı
  • Kadim Takımlar
  • Cemiyet Haberleri
  • Malumat Saha
CEMİYET HABERLERİ

Düşler Sahası

Toprak Saha · Mayıs 2014

-Bir Batu ANADOLU yazısı-

Dünya Kupası, sahip olduğu kadar elinden kaçırdığı değerlerle de anılan bir turnuva. Kimi zaman sakatlıklar kimi zaman takımların içine düştükleri durumlar bazı oyuncuları kupadan mahrum bıraktı.

Kevin Costner’ın 1989 yılında rol aldığı Düşler Tarlası filmini bilen bilir. Sıradan bir çiftçinin gaipten sesler duyması ile tarlasının içerisinde bir beyzbol sahası kurmasını anlatır. Kurulan sahada yıllar önce ölmüş olan ünlü beyzbol oyuncuları tüm hünerlerini sergilerken aslında hayallerine sıkı sıkıya bağlı olan çiftçinin, onları gerçeğe dönüştürmüş olduğunu anlarız. İşte ben de bu yazının satırlarında yer alan isimler için bir futbol sahası kurmak istedim. Bazıları hala aramızda bazıları ise göçeli çok oldu. Ortak noktaları ise çok sevdikleri bu sporu yaparken kendilerini izleyenleri mest etmiş olmalarına rağmen Dünya Kupası sahnesinde yer alamamış olmaları. Kimisi sakatlıktan kimisi savaştan, bir kısmı ise ömür yetmezliğinden bu rüyayı gerçekleştiremediler. Rüya bu ya fırsat bulsalardı ne yaparlardı acaba?

Mesela 2. Dünya Savaşı’nın getirdiği yıkım hiç yaşanmamış olsa 1942 ve 1946 Dünya Kupaları nelere gebe olurdu? Örneğin Pele’nin “Ben futbolun kralıysam o Tanrı’sıydı” dediği Larbi Ben Barek neler yapardı? 1914 doğumlu ‘Siyah İnci’, 1938-1954 yılları arasında Fransa formasıyla top koştursa da Dünya Kupası’nda forma giyemedi. İki kez kupaya çok yaklaştı: İlkinde 1950 Dünya Kupası’na davet edilen Fransa bu teklifi önce kabul edip sonra reddetti. 1954’te ise 40 yaşındaki futbolcu hayalini gerçekleştirmeye çok yaklaşmışken Almanya ile yapılan bir maçta sakatlandı. Kariyeri ile birlikte kupa şansı da güme gitti. Ben Barek, 40’lardaki hücum performansının yarısını sergilese bir kupa efsanesi olurdu kuşkusuz. Tabii karşısına ‘El Charro’ çıksaydı ne yapardı bilinmez. River Plate ‘makine’sinin en önemli dişlilerinden olan Jose Manuel Moreno, tekniği iyi ama çalışmayan futbolcu tipinin atalarındandı. Savaş nedeniyle Dünya Kupası’nda oynayamadı. Halbuki Copa America performanslarıyla neler yapabileceğinin sinyallerini vermişti.

“Madem oynayamıyorum o halde savaşırım” diyenler de vardı tabii. Rangers’ın kırklı yıllardaki efsanelerinden Willie Thornton futbol topunu arkasında bırakarak İskoç atlı birliklerine katılmış ve hatta cesaretinden ötürü madalya bile kazanmıştı. 1950’de Brezilya’da olabilirdi ama İskoçya turnuvadan çekildi. Gerçi o dönem Milli Takım oyuncularını seçen komitenin onu görmezden geleceğine inananlar da az değildir.

Ve zamansızca çekip gidenler denilince akla ilk gelen isimdir Valentino Mazzola. Yıllar sonra Dünya Kupası’nı İtalya’ya getiren efsane hoca Enzo Bearzot’un deyimiyle ‘tüm zamanların en iyi İtalyan futbolcusu’ olan Mazzola, dönemin altın karması Torino’nun altın çocuğudur. 1949’da üst üste beşinci kez lig şampiyonu olan takımın tam 9 oyuncusu İtalya Milli Takımı’nda oynar. 1950 Dünya  Kupası’ndan bir yıl önce Benficalı Xico Ferreira’nın jübilesi için Portekiz’e uçan takım, bir daha ülkesine dönemez. Mazzola ile birlikte 18 oyuncusunu kaybeden Torinolular, Dünya Kupası hayallerini de onlarla gömerler.

Bir de sakatlık sorunu nedeniyle kupaya uzaktan bakanlar vardı. Aralarında en büyüğü belki de ‘Sarı Ok’ Alfredo di Stefano’ydu. Arjantin vatandaşı olan yıldız futbolcu 1950’de mavi beyazlıların kupaya gitmemesine çok da aldırış etmedi, henüz 24 yaşındaydı. Fakat 1954’te aynı durumla karşılaşması bardağı taşıran son damla oldu. Aynı zamanda Kolombiya milli takımının formasını iki kez giymiş olması da sorun yaratıyordu. Real Madrid rüzgarı ile 1956’da İspanya vatandaşı olsa da bu sefer de İspanya kupaya katılamadı. Artık son umut 1962’ydi ve yaş 35’i çoktan geçmişti. İspanya elemeleri aştı, Di Stefano son dakikada yaşadığı sakatlığı aşamadı. Madrid’in 5 kupalı yıldızı, tek bir Dünya Kupası göremeden kariyerini sona erdirirken onsuz İspanya, grubunu son sırada bitirebildi.

Di Stefano gibi çeşitli badireler atlatmasına rağmen kupada az da olsa forma giyen İngiliz futbolcu Kevin Keegan, yazımız için istisna oluştursa da hikayesi de oldukça istisnai. Kariyerinin baharındayken İngiltere’nin saç baş yolduran futbolu nedeniyle 1974 ve 1978 Dünya Kupalarını ıskalayan yıldız futbolcu, 1982’de eline geçen fırsatı değerlendirmeye kararlıydı, tarih de tekerrür etmeye. Finallerden kısa bir süre önce sakatlandı. Adı kadroya yazılmıştı ve hala takım kaptanıydı ama kendisini Almanya’da tedavi olurken buldu. Kupaya geri döndüğünde takım çoktan beş maç oynamıştı ve son mücadelesinde ev sahibi İspanya’yı iki farklı geçmek zorundaydı. Keegan tüm çabalarına rağmen sadece 26 dakika sahada kalabildi, bir gol kaçırdı ve İngilizler beraberlikle yetindiler. Böylece Keegan, Dünya Kupası’nda oynamasına rağmen hatırlanmayan yıldız olarak tarihe geçti.

Keegan  yine de şanslıydı. Çünkü Santiago Canizares’in başına gelenler, olabileceklerin en kötüsüydü. İspanya Milli Takımının müzmin yedek kalecisi, Andoni Zubizaretta ve Iker Casillas’tan fırsat buldukça kaleye geçiyor ve zamanının gelmesini sabırla bekliyordu. O fırsat 2002’de karşısına çıktı, artık formayı kapmıştı ama bir ‘aftershave’ şişesi her şeyi sona erdirdi. Takımla kamp yaptığı sırada şişeyi ayağına düşüren Canizares’in sağ ayak tendonu yırtıldı ve kaleyi koruma görevi Casillas’ta kaldı. Birinci kalecilik şansını tamamen yitiren Canizares ise ancak 2006’da Suudi Arabistan’a karşı forma giyerek ödüllendirildi.

Bir maç ya da 26 dakikanın bile çok uzun olduğu anlar vardır. Özellikle de hiç yaşayamayacağınızı bildiğiniz durumlarda. Mesela Gunnar Thoresen, Dünya Kupası’nda seve seve 10 dakika forma giyerdi. 50’li yılların bu en büyük Norveçli futbolcusu, yanlış zamanda yanlış yerde olmalıydı çünkü iki kez elemelerde sonuncu olan takımın formasını giyiyordu. 80’li yılların başından 2000’lerin ilk yıllarına kadar aynı süreci üç Gallerli efsane yaşadı: Ian Rush, Mark Hughes ve Ryan Giggs. Rush ve Hughes en bahtsız olanlarıydı çünkü her denemeleri, birer talihsiz serüvenler dizisine dönüşmüştü. Rush; 1982 için çabalamış, elemelerin son maçında elektrik kesintileri eşliğinde İzlanda’ya takılmıştı. 1986 için ona Hughes katılmış olsa da hezimetin adı aynıydı: İzlanda. 1994’te ise bahsi geçen üçlü bir aradaydı ve artık başarmamak için bir neden yok gibiydi. Hiç hesapta yokken son maçta Paul Bodin’in kaçırdığı penaltı, Romanya’yı kupaya yolcu etti. Galler de o seviyeye bir daha yükselemeyerek ‘Lanet Takım’ unvanını aldı.

Eric Cantona ise birçok Fransız’a göre ‘lanetli’ydi. Öyle ya 90 Dünya Kupası elemeleri öncesi Fransa Milli Takımı teknik direktörü Michel’e küfrederek kadro dışı kalmış, kupaya gidemeyen takım ise Michel’in kellesinin alınmasıyla rahatlamıştı. Cantona affedildi ve Fransa, 94 Dünya Kupası’na çok yaklaştı. Son iki maçında İsrail ya da Bulgaristan’a karşı alınacak 1 puan yeterli olsa da Cantona’nın tüm çabalarına rağmen horoz kendi evinde ötemedi. Ardından Manchester United forması giyerken rakip taraftara tekme atması, Milli Takım’ın yeni yapılanmasında yer bulamamasına neden oldu. Eric yıllar içinde kral mertebesine yükselse de Dünya Kupası olmadan hep bir eksik kaldı.

O dönemler Afrika’da bir futbol krallığından söz edeceksek ilk akla gelen kral George Weah’tı. Marsilya ve Milan’da gösterdiği performansla FIFA Yılın Oyuncusu ödülünü kazanan ilk Afrikalı olan Weah, futbol denince akla pek gelmeyecek olan Liberya Milli Takımı’nın formasını giyiyordu. Üstelik takımın futboldan daha önemli sorunları vardı. Weah takımın hem yıldızı, hem akıl hocası hem de maddi kaynağıydı. 1990’da Mısır’a takıldılar, 1994’te ise Birleşmiş Milletler’in uyguladığı yaptırım nedeniyle elemelere bile katılamadılar. Weah’ın kupa sevinçleri Avrupa ile sınırlı kalsa da kimse onu ya da takımı suçlayamazdı.

Peki ya George Best? İçinde ukde kaldığını sanmıyorum.

PaylaşShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePin on Pinterest0Share on Tumblr0Print this page
22. SayıAlfredo Di StefanoAlmanyaAndoni ZubizarettaArjantinBenficaDünya Kupası Hazırlıkları Özel SayısıDüşler TarlasıEl CharroEnzo BearzotEric CantonaFransaGallerGeorge BestGeorge WeahGunnar ThoresenIan RushIker CasillasİngiltereİskoçyaİspanyaİtalyaİzlandaJose Manuel MorenoKevin CostnerKevin KeeganKolombiyaLarbi Ben BarekLiberyaMark HughesMichelMilanMısırNorveçPaul BodinPeleRangersReal MadridRomanyaRyan GiggsSantiago CanizaresTorinoValentino MazzolaWillie ThorntonXico Ferreira
Share Tweet

Toprak Saha

Eski Sayılardan

  • CEMİYET HABERLERİ

    Hörburger İkizleri

    Mayıs 2020
  • CEMİYET HABERLERİ

    Roma’dan Sevgilerle…

    Haziran 2019
  • CEMİYET HABERLERİ

    Kupa’nın Hikayeleri

    Haziran 2019

REKLAM

REKLAM

ESKİ SAYILAR

TAKVİM-İ MAZİ

TAKVİM-İ MAZİ

@topraksaha_net

  • Şuan için bu twitter hesabının RSS beslemesi yüklenemez durumda.

Twitter'da @topraksaha_net Takip Et.

  • Anasayfa
  • İletişim

Toprak Saha © 2017. Tüm Hakları Saklıdır.