Toprak Saha – Aylık retro futbol e-mecmuası
  • Zat-ı Muhteremler
  • An-ı Şahaneler
  • Yad-ı Hafta
  • Fi Maçı
  • Kadim Takımlar
  • Cemiyet Haberleri
  • Malumat Saha
CEMİYET HABERLERİ

O’nu Gördüm

Toprak Saha · Haziran 2016

Horst Hrubesch-1980

-Bir Mustafa KOÇ yazısı-

Almanya 1980 Avrupa Şampiyonası’nda şampiyonluğa doğru koşarken, son anda kadroya dahil olan Horst Hrubesch, gizemli ortadan kayboluşlarıyla akıllarda kamıştı.

1997-98 sezonu başında Samsunspor yeni sezon hazırlıklarına başlamadan teknik direktörlük koltuğunu bir an önce doldurmanın telaşı içindeydi. Başkan İsmail Uyanık, Alman bir hoca istiyordu. Önce Felix Magath’ın kapsısı çalındı. Hoca ilk teknik direktörlük deneyimi olan Hamburg’dan yeni ayrılmıştı. Süre istedi. Bu da kibarca görevi istemediğinin göstergesiydi. Ancak Başkan İsmail Uyanık’ın ikinci bir tercihi vardı, Horst Hrubesch. Alman Hoca, teklifi kabul etti ve hemen görevinin başına geçti. İntertoto kupası ilk zorlu görevdi. Grup maçlarına fırtına gibi giren Samsunspor, son maçında Hamburg’a yenilince grubunu ikinci bitirdi ve elendi. Daha sonra ise ligde de işler yolunda gitmemeye başladı. Aslında Alman için milli takımdan teknik direktörü Jupp Derwall’den de icazet alınmıştı ancak, Felix Magath’ın ardından ikinci tercih bir nevi “B” planı olan Horst Hrubesch için yolun sonu gelmişti. Daha Ekim ayında Alman hocayla yollar ayrıldı.

Ancak Hrubesch için ikinci tercih olduğu başka bir hikaye bu kadar kötü bitmemişti. 1980 Avrupa Şampiyonası için Jupp Derwall, kadroyu oluştururken forvet hattında sıkıntıya düşmüştü. Kupaya Klaus Fischer’i götürmeyi planlıyordu. Hücum hattındaki ilk tercihi o olacaktı. Ancak golcü oyuncu bacağını kırdı. Derwall ise Fischer’in yerine kadroya Hrubesch’i tercih etti. Bundesliga’da ilk maçını 23 yaşında oynayan Canavar lakaplı oyuncu, milli takımla ilk maçına 28 yaşında çıkabilmişti. İlk önemli turnuvasına da 29 yaşında, o da Fischer’in kırılan bacağı dolayısıyla gidebilmişti.

Derwall, Hrubesch’i ilk maçta oynatmadı. Takımın geri kalanının aksine O, Hamburg’la Nottingham Forest’a karşı Şampiyon Kulüpler Kupası’nda final oynamıştı. Yorgundu ve diğer takım arkadaşları turnuva öncesi dinleme fırsatı yakalamasına rağmen o böyle bir fırsat yakalayamamıştı. İlk maç Euro 76 şampiyonu Çekoslovakya’ya karşı 1-0 kazanıldı. Ertesi gün ise Horts Hrubesch ilginç bir istek için Derwall’ın kapısını çaldı. Takım, Roma’da kamp yapıyordu ve Hrubesch, hocasında iki saatliğini şehir merkezine tek başına gitmek için izin istiyordu. Derwall, oyuncusuna güvendiği için izin verdi. Aslında ne yapacağını merak etmişti ama sesini çıkarmadı. İkinci maçta Canavar, ilk 11’deki yeri aldı. Bu onun 3’üncü milli maçı olacaktı. Derwall, Hollandalılar’a karşı onun hava hakimiyetinin işe yarayacağını düşünüyordu. Daha ilk yarı bitmeden maç 3-0 oldu ama Canavar’da tık yoktu. Maç sonu ise sahadan 3-2’lik bir skorla galip ayrıldılar. Maçın sonuna kadar sahada kalmıştı ancak gol atamamıştı. Ertesi gün kahvaltıdan sonra tedirgin bir biçimde yine hocasının yanına gitti. Tekrar izin almaya gelmişti. Derwal, “Yarın zaten şehri gezmeniz için izin vereceğiz size.” dedi. Ama o, onun için çok önemli olduğunu ve tek başına gitmesi gerektiğinde ısrar etti. Derwall, ona güveniyordu izin verdi. Ancak turnuva sonunda nereye gittiğini söyleyeceğine dair Canavar’dan söz almıştı. Grubun son maçı Yunanistan’a karşı 0-0’la geçildi. Almanlar finale yükselmişti. Hrubesch ise daha gol atamamıştı. Derwall, kararını sorgulamaya başladı. Canavar ise kendini. Ertesi gün Yine hocasının karşısına dikildi. Derwall artık gelecek soruyu biliyordu. Gözlerini yumdu dinledi. Epeyce bir düşündükten sonra ise; “Sadece bir saat. Ama bu kez yanına birini katacağım ve tam zamanında otelde olacaksın.” diyerek izin verdi. Bu iş giderek ilginçleşmeye başlamıştı. Koca cüsseli, canavar lakaplı bir forvet gol atamadığı her maç sonrası büyük bir ısrarla nereye gidiyordu.

Final günü, Jupp Derwall çok düşünmesine rağmen Canavar’ı yine ilk 11’de sahaya sürdü. Artık Roma’da nereye gittiğini biliyordu. Bu onu da, Hrusbesch de rahatlatmıştı. Canavar’ın 6’ıncı milli maçıydı. Belçika ile oynan maç 2-1 Almanların galibiyetiyle sonuçlandı. Almanya’nın iki golünü de Hrusbesch attmıştı. Geç kalmışlık onun hayatını tanımlayan en iyi kelimeydi. Bundesliga kariyeri geç başlamış, milli takıma ilk 28 yaşında çağrılmış, son anda Avrupa Şampiyonası’na giden kadroya dahil edilmiş ve şampiyonadaki ilk golünü ancak final maçında, ikinci golünü ise maçın bitmesine iki dakika kala atmıştı. Geç kalsa da şeytanın bacağını kırmıştı. Almanya’ya ikinci Avrupa Şampiyonası kupası onun attığı gollerle gelmişti.

Derwall’ın final maçından önce verdiği son izinden sonra, bu kez içi hiç rahat değildi. Otelde onu beklerken dayanamadı. Daha süresinin bitmesine yarım saat kala otelin kapısının önüne çıktı ve Hrubesch’i beklemeye başladı. Bir saatin dolmasına yakın Canavar, uzaktan belirdi. Yüzünde büyük bir gülümsemeyle hocasına doğru geliyordu. “Hocam gördüm onu! Papayı gördüm hocam!” diye bağırdı. “Papayı gerçekten, hem de çok yakından gördüm.” Yüzü gülüyordu, mutlu ve rahatlamıştı. Ertesi gün de ikinci tercih olarak çağırıldığı kupanın final maçında iki golle ülkesine kupayı götürdü.

PaylaşShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePin on Pinterest0Share on Tumblr0Print this page
41. SayıAvrupa Şampiyonası Özel Sayısı
Share Tweet

Toprak Saha

Eski Sayılardan

  • CEMİYET HABERLERİ

    Hörburger İkizleri

    Mayıs 2020
  • CEMİYET HABERLERİ

    Roma’dan Sevgilerle…

    Haziran 2019
  • CEMİYET HABERLERİ

    Kupa’nın Hikayeleri

    Haziran 2019

REKLAM

REKLAM

ESKİ SAYILAR

TAKVİM-İ MAZİ

TAKVİM-İ MAZİ

@topraksaha_net

  • Şuan için bu twitter hesabının RSS beslemesi yüklenemez durumda.

Twitter'da @topraksaha_net Takip Et.

  • Anasayfa
  • İletişim

Toprak Saha © 2017. Tüm Hakları Saklıdır.