Toprak Saha – Aylık retro futbol e-mecmuası
  • Zat-ı Muhteremler
  • An-ı Şahaneler
  • Yad-ı Hafta
  • Fi Maçı
  • Kadim Takımlar
  • Cemiyet Haberleri
  • Malumat Saha
CEMİYET HABERLERİ

Bir Yıldız Aranıyor

Toprak Saha · Temmuz 2013

-Bir Batu ANADOLU yazısı –

Yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış tercihler, yanlış insanlar… Dünya futbolunun geleceğinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu, genç oyunculara baktığımızda anlayabiliyoruz.

Sonuna yaklaştığımız 2013 20 Yaş Altı Dünya Kupası; yeni yıldızların parladığı, futbolun geleceği adına umudumuzu ve heyecanımızı korumamızı sağlayan bir organizasyon işlevi görmeye devam ediyor. Sahadaki yıldız adayları tüm hünerlerini sergilemeye çalışırken bizler de onların gelecekte hangi noktalara gelebileceklerini tahmin etmeye çalışıyoruz. Fakat bu tahminlerin olumlu yönde gerçekleşmesi her zaman mümkün olmayabiliyor. Gelin, 20 Yaş Altı Dünya Kupası’nda yıldızlaşıp gerisini getiremeyen futbolculara bir göz atalım.

1981’deki turnuvada üçüncü olan Romanya’nın forveti olan ve turnuvanın en iyi oyuncusu seçilen Romulus Gabor, beklentilerin aksine kariyerine ülkesinin Corvinul Hunedoara takımında devam eder.  Bu dönemde en büyük başarısı lig üçüncülüğü olur. Milli takım formasını ise 25 yaşına kadar giyebilir. 1984 Avrupa Şampiyonası’na katılan Lucescu önderliğindeki takımdaysa sadece bir kez sahaya çıkar.

1985’te şampiyon olan Brezilya’nın forveti Gerson Da Silva, Gümüş Top ödülünü kazanır. Kariyerini Brezilya’da doludizgin bir şekilde sürdürür. Özellikle Internacional formasıyla attığı gollerle takımını sırtlar. Fakat bir yıl sonra sağlık problemleri nedeniyle antrenmanlara ara vermek zorunda kalır. HIV pozitif olduğu iddia edilse de kendisi ve ailesi bu iddiayı reddederler. Tedaviyi kabul etmeyen “Negho Gerson”, 17 Mayıs 1994 yılında toksoplazma sonucu hayatını kaybeder. Zorlukları yalnız göğüslemeye çalışan oyuncudan geriye, takım oyunuyla kazandığı zaferler kalır.

1989’daki turnuva iki yıldız oyuncu adayı çıkarır. Brezilyalı golcü Bismarck, adaşı Alman devlet adamı misali takımın yeni yıldızı olarak görünmektedir. 1989’da Copa America’yı kazanan takımın bir parçası olarak da bu düşünceyi perçinler. Fakat henüz 24’ündeyken kariyerini Japonya’da sürdürmeye karar verir. Gözden uzak olan gönülden de ıraktır misali 1990 Dünya Kupası’ndan sonra bir daha Milli Takım forması giyemez. Ülkemize de uğrayan unutulmaz Rus golcü Oleg Salenko ise “tuhaf” bir kariyer yapar. Turnuvada 4 maçta 5 gol attıktan sonra Dinamo Kiev, Logrones ve Valencia’da bol gollü yıllar geçirse de takımlarının birinci tercihi olamaz. 1994 Dünya Kupası’nda Kamerun’a beş gol atıp tarihe geçer ve ilk kez grup aşamasında elenen bir takımın oyuncusu, turnuvanın gol kralı olur. 27 yaşında İstanbulspor’a gelerek herkesi şaşırtan Salenko, kariyerine 32 yaşındayken Polonya’da son verir.

1991’deki turnuva yeni bir altın kuşağa sahne olur. 1989’dan sonra ikinci kez kupayı kazanan Portekiz takımı Rui Costa, Figo, Joao Pinto, Capucho gibi ileride yıldız olacak oyunculardan oluşurken o turnuvanın yıldızları Emilio Peixe ile Paulo Torres’tir. Sporting forması giyen Peixe, 22 yaşındayken Sevilla’ya geçer ve bu sonun başlangıcı olur. Sonraki dokuz yılda altı farklı takımla toplam 63 maça çıkabilen Peixe, 1993’ten sonra Milli Takım forması giyemez. Paulo Torres de benzer bir yol izler. İspanya ve Portekiz alt liglerinde geçen yıllar, Peixe gibi ona da Sporting yıllarını özlemle hatırlatır. 1991’deki turnuvanın yolu Sporting’den geçen başka bir yıldızı ise Sovyet golcü Serhiy Şerbakov olur. Turnuvanın gol kralı olan Şerbakov, Bobby Robson tarafından Sporting’e getirilir fakat aynı yıl Robson görevinden kovulur. Teknik adam için verilen partinin dönüşünde Şerbakov trafik kazası geçirir. Alkollü olduğu öğrenilen futbolcu felç geçirir ve henüz 22’sinde tekerlekli sandalyeye mahkum olur. Futbola dönüş konusunda umudunu hep korusa da bir daha sahaya çıkamaz.

1993 yılına geldiğimizde Avustralya’da düzenlenen turnuvanın yıldızı, şampiyon Brezilya’nın golcüsü Adriano Gerlin da Silva’dır. Botafogo forması giyen genç forvet, Avrupa’da oynamak için tercihini Neuchatal Xamax takımından yana kullanır. Sonrasında ise 16 yıl içinde 3 kıtada 19 farklı takımın formasını giyer. Hiçbir zaman A milli olamaz.

1997’de Malezya’daki turnuva, dünya futboluna iki forvet oyuncusu vadeder. İlk dört maçında 25 gol kaydetmesine rağmen çeyrek finalde turnuvaya veda eden Brezilya’da Adailton, attığı 10 golle yıldızlaşırken Avustralya forması giyen Kostas Salapasidis Arjantin’e dört gol birden kaydederek dikkatleri üstüne çeker. Ama iki oyuncunun kaderleri pek farklı olmaz. Turnuva sonrası Avrupa’ya giden Adailton, İtalya’da kaybolan futbolcular kervanına katılır. Parma ve Paris maceraları sonrasında Cesare Prandelli yönetimindeki Hellas Verona takımında yedi yıl forma giyer. Verona macerasının ardından Cenova ve Bologna ile Serie B maceralarına atılan Adailton, Vaslui üzerinden ülkesine geri döner. Brezilya’nın hücum oyuncusu bolluğu arasında A Milli Takım formasını hiçbir zaman giyemez. Salapasidis ise Compostela ve Lugano formalarıyla Avrupa’da dikiş tutturamaz ve ülkesine geri döner.  Milli Takım’a hiç seçilmediği gibi daima “Arjantin’e dört gol atan çocuk” olarak hatırlanır.

1999’da ev sahibi Nijerya, hücum hattıyla iddialıdır. Bir dönem Kayserispor’da forma giyen “taklacı” Julis Aghahowa’nın golleriyle hayat bulan Süper Kartallar’ın gizli yıldızı Pius Ikedia’dır. Kanat oyuncusu takımını çeyrek finale taşıyan golü atarken kendisini Hollanda’da bulur. Ajax formasıyla altı yılda yirmi beş maça çıkabilir ve sonrasında Hollanda-Ukrayna-Azerbaycan üçgeninde dolaşır. Son olarak “Yavru vatan” Kıbrıs’ta Mağusa Türk Gücü formasıyla görülür.

Ve Türkiye… 1993’te ilk kez turnuvada yer alan takımımız efsane hoca Serpil Hamdi Tüzün önderliğinde unutmak istediğimiz bir turnuva geçirir. Öyle ki o takımdan bazı isimler unutulur gider ya da biz onları unutmuş gibi davranırız. Turnuvanın 700. golünü kaydederek Lefter’e selam çakan Serkan Reçber ile her devrin golcüsü Mustafa Kocabey bu oyunculardan birkaçıdır. Emre Aşık, Hasan Özer gibi oyuncularımız ise o aşılması zor eşiği atlayabilen birkaç oyuncumuz arasında yer alırlar.

Oyunun şekli, taraftarların yapısı, stadyumların görkemi ve oluşan devasa endüstri derken futbol sürekli değişiyor. Bu değişimin özneleri olan futbolcular ise her zamanki gibi bir kahraman ya da bir piyon olma seçenekleri arasında gidip geliyorlar. Bizler en azından gençlik heyecanlarını ve güzel oyuna olan sevgilerini kaybetmemelerini diliyoruz.

PaylaşShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePin on Pinterest0Share on Tumblr0Print this page
12. Sayı2013 20 Yaş Altı Dünya KupasıAdailtonBismarckEmilio PeixeEmre AşıkGençler Özel SayısıGerson Da SilvaMustafa KocabeyOleg SalenkoPaulo TorresPius IkediaRomulus GaborSerhiy ScherbakovSerpil Hamdi Tüzün
Share Tweet

Toprak Saha

Eski Sayılardan

  • CEMİYET HABERLERİ

    Hörburger İkizleri

    Mayıs 2020
  • CEMİYET HABERLERİ

    Roma’dan Sevgilerle…

    Haziran 2019
  • CEMİYET HABERLERİ

    Kupa’nın Hikayeleri

    Haziran 2019

REKLAM

REKLAM

ESKİ SAYILAR

TAKVİM-İ MAZİ

TAKVİM-İ MAZİ

@topraksaha_net

  • Şuan için bu twitter hesabının RSS beslemesi yüklenemez durumda.

Twitter'da @topraksaha_net Takip Et.

  • Anasayfa
  • İletişim

Toprak Saha © 2017. Tüm Hakları Saklıdır.