Toprak Saha – Aylık retro futbol e-mecmuası
  • Zat-ı Muhteremler
  • An-ı Şahaneler
  • Yad-ı Hafta
  • Fi Maçı
  • Kadim Takımlar
  • Cemiyet Haberleri
  • Malumat Saha
Fİ MAÇI

Seba’ya Niyet Vefa’ya Kısmet

İlhan Özgen · Eylül 2014

vefaaa2

Her iki takım da ‘okullu’, her iki takım da köklüydü. Birisi şehrin beyefendisi, diğeri yalnızlığa itilen ihtiyarı olarak yaşamlarını sürdürüyor. Tıpkı muhitleri gibi…

Sezon, her iki takım içinde iyi geçmemişti… Üç yıllık saltanatının son günlerini yaşayan Birch’lü Galatasaray, birçoğu küme korkusuyla geçen uzun 1. Lig serüvenine son vermeye hazırlanan Vefa’yı misafir edecekti. Misafir dediğime bakmayın tabii. İstanbul’daki her maç gibi bu karşılaşma da İnönü Stadı ‘topraklarında’ husule gelecekti. İstanbul’a tangoyu getiren ‘ilk Arjantinli’ Montemarani’nin Vefa’sı, sosyalizmi Türk futboluna sunan Metin Kurt’un Galatasaray’ı karşısındaydı…

Aslında Vefa’nın bu durumu, futbolun adalet terazisindeki hainliği gözler önüne sermek için yeterlidir. İstanbul’un üç ağababası ile aynı dönemlerde, 1908’de kurulmuştur Vefa. Onlar da saygı değer bir semtin, saygı değer top tepicileridir aslında. Onlar da ‘Afili Beyefendi’ Galatasaray gibi okullu bir kulüptür. Mekteb-i Sultani’nin değerli isimleri; Ali Sami Yen, Asım Tevfik Sonumut, Reşat Şirvani, Cevdet Kalpakçıoğlu ve Abidin Dave ne ise; Vefa İdadisi’nden Saim Turgut Aksel, Zeki ve Rıza Baban, Sudi, Cavit, Tevfik Kut, Yusuf, Ziya ve Sabri Beyler de aynı değerdedir Türk futbolu için. Ama Vefa, rakibi Galatasaray gibi şampiyonluklara abone olma muvaffakiyetini gösterememiştir. 50’li yıllarda, İstanbul Ligi döneminde önemli işler çıkarıp, milli takıma önemli isimleri gönderse de, profesyonelleşen ligle beraber ‘amatör’ ruhuyla yenik düşer futbolun değişen düzenine. Turist Ömer Uzay Yolunda filminde Sadri Alışık’ın da dediği gibi “kümede sallanıp durur’ Vefa. 62-63 sezonunda ilk kez alt lige düşme talihsizliğini yaşayan kulüp, iki sezon sonra tekrar üst seviyeye fırlasa da eski günlerini arayacaktır; 70’ler, azap yıllarıdır Yeşil Beyazlılar için. Rakip Galatasaray ise Metin’li, İsfediyar’lı efsane kadrosuyla, 60’lı yıllarda iz bırakmış, 70’lere de üst üste üç şampiyonlukla girmiştir. Fakat 27 Nisan 1974’teki mezkûr karşılaşma, her iki takımında güzel günlerinin sonuna doğru yaklaştığı döneme denk düşer. İki efsane de uzun süreli bir sessizliğe boğulacaktır…

26 maçta sadece üç galibiyet alan ve ligin sonuna demir atan Vefa, İnönü’deki randevuya da suskun başlamıştı. Galatasaray’ın genç orta saha oyuncusu Mustafa Ergücü, maçın 15. dakikasında takımını öne geçirdi. Vefa’nın iki puan için en az iki gole ihtiyacı vardı. Bu maça kadar rakip fileleri 11 kez havalandırabilen Vefa, iki gol bulması bir nevi mucizeydi. Daha da zor olanı, deplasmanda galibiyeti olmayan Yeşil Beyazlılar’ın iki puan alması olacaktı… Aslında Galatasaray da pek iç açıcı bir performans sergilememekteydi. Son beş maçta dört kez mağlup olan Mekteb-i Sultani takımında antrenör Brian Birch, ilk defa sert bir şekilde eleştirilere maruz kalmıştı ve takımdan çok bu eleştirilere aynı sertlikte cevap yetiştirmekle meşguldü. Vefa’nın kurtarıcı olarak sarıldığı isim ise manidardı! Galatasaray’da forma giyen ‘son liseli’ Turgay Şeren, Vefa’yı ligde tutmak için yedek kulübesinde mücadelesini vermekteydi. Kaos içindeki iki takımın karşılaşmasında, Vefa aşıklarının beklediği mucize gerçekleşti. Mağlup duruma düşen Vefa, önce Çetin Aktulgalı, sonra da Yakup Kaptan’ın sahneye çıkmasıyla maçı kazandı. Vefa, deplasmandaki -pek deplasman sayılmasa da- tek galibiyetini almıştı. Fakat Türk basını Vefa’nın ligde kalma ümitleri yerine Birch’ün saltanatının çöküşüne yerverecekti. Vefa, yine mağluptu aslında.

Vefa, bir sonraki haftada Altay’ı yense de, son iki maçını kaybederek lig sonuncusu olarak küme düşer. Zaten haftalar öncesinden bu düşüş kesinleşmiştir. Düşüş, o sezondan sonra daha da keskin olacak ve üst lige bir daha hiç çıkamayacak olan İstanbul’un kadim takımı, amatör kümeye kadar çakılacaktır. Tıpkı eski İstanbul’un ilim yuvası olup da bugünlerde vefasızlıktan yakınan Yeşilçam emekçisi gibi sonunu bekleyen Vefa semti gibidir Vefa Futbol Takımı da… O sezonla birlikte 14 yıl daha şampiyonluk hasreti çeken Galatasaray ise futbolseverlerin gözündeki büyüklüğünü hiç kaybetmez. Tıpkı İstanbul’un diğer iki ağabeyi, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi… Zaten semtler arasındaki bugünkü fark da Vefa ve ‘üç büyüklerin’ mücadelesindeki dengesizliği gösterir ya, neyse… Biz futbol romantikleri, hala Vefa’nın mucizenin de ötesindeki yükselişini bekleyeduralım; üç büyükler de kavgalarına, zaferlerine ve şampiyonluklarına bir yenisini daha eklesin…

Vefa’nın Nisan 74’te Galatasaray önündeki galibiyet golünü atan ve bir kavgayı ayırırken bıçaklanan Yakup Kaptan’ı saygıyla anarken; “Başlıkta var da yazıda Seba nerede!” diyenlere de cevabımı vereyim unutmadan: ‘Vefa, İnönü, okul ve futbol’dan bahsettik ya,  Seba’yı da anmış oluyoruz zaten…

PaylaşShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePin on Pinterest0Share on Tumblr0Print this page
26. SayıGalatasarayOkullu Futbol Özel SayısıVefa
Share Tweet
ilhan@topraksaha.net'

İlhan Özgen

Eski Sayılardan

  • Fİ MAÇI

    Ev Sahipleri

    Mayıs 2020
  • Fİ MAÇI

    Beyazıyla Siyahıyla Bir Maçın Öyküsü

    Haziran 2019
  • Fİ MAÇI

    Kar Golleri Kesti

    Haziran 2019

REKLAM

REKLAM

ESKİ SAYILAR

TAKVİM-İ MAZİ

TAKVİM-İ MAZİ

@topraksaha_net

  • Şuan için bu twitter hesabının RSS beslemesi yüklenemez durumda.

Twitter'da @topraksaha_net Takip Et.

  • Anasayfa
  • İletişim

Toprak Saha © 2017. Tüm Hakları Saklıdır.