Toprak Saha – Aylık retro futbol e-mecmuası
  • Zat-ı Muhteremler
  • An-ı Şahaneler
  • Yad-ı Hafta
  • Fi Maçı
  • Kadim Takımlar
  • Cemiyet Haberleri
  • Malumat Saha
ZAT-I MUHTEREMLER

Sevgiliye En Çok Kim Yarandı?

Toprak Saha · Aralık 2014

malofeev-Maslov copy

– Bir Sezgin RIZAOĞLU ve İlhan ÖZGEN yazısı-

Bir tarafta hücum presinin mucidi Victor Maslov, diğer tarafta Dinamo Minsk’i Sovyet şampiyonluğuna taşıyan ve samimi futbol sistemini devreye sokan Eduard Malofeyev…

Bir röportajında Metin Üstündağ, “Dergi sevgiliye çıkarılır” demişti OT dergisinin içeriğinin zenginliğinden bahseden bir gazeteciye. Bizimkisi de Metüst’ün dediği gibi her ay sevgiliye yaranmak bu satırlarda. En güzel yazıları yazmaya çalışmak, en güzel oyunu oynamak toprak sahada. 29 ay önce bu amaçla çıktık soyunma odasından. İlhan, Batu ve ben. Sonra aramıza ‘genç golcü’ Mustafa katıldı.

Her ay, bir dergi çıkarır gibi konsepti belirledik, sonra konular için harıl harıl araştırmaya girdik. Elimizde ne varsa koyduk masaya. Bazen Cihangir’de bir kafenin masasına, bazen Beşiktaş’taki bir birahanenin…. Kimi zaman ‘tamam, işte bu!’ dedik, kimi zaman bir türlü istediğimizi bulamadık. Ama her seferinde amacımız tekti; sevgiliye yaranmak. Bazen kıyasıya tartışmalar içine girdik; onu yazalım, bunu yazalım. Öyle ya sevgilimiz en iyisine layık çünkü. İşte İlhan ile ikimizin, bu ayki Zat-ı Muhterem seçimi için yaptığımız sohbetimizin cümleleri sizi bekliyor. Bakalım iki Doğu Bloku yıldızından hangisi sevgiliye daha yaranmış.

Sezgin: Beyler bu ayki ‘Devir Değiştirenler’ sayımızdaki Zat-ı Muhteremler için harika bir isim önerim olacak. Onu yazmazsak bu dergiyi çıkarmayalım.

İlhan: Esas bendeki isim tam bizlik! Hem azımsanmayacak başarılar hem sistemi değiştirmek için verilen uğraş hem de heybetli ağaçların gölgesinde kalmışlık var…

Sezgin: Öyle diyorsun da, benim önereceğim isim kadar bomba olamaz. Bir kere kurt hoca, günümüz futbolunun olmazsa olmazlarından biri olan hücum presinin mucidi ama futbol tarihinin maalesef unutulan devlerinden biri. Tamam daha uzatmayayım. Heyecanlandığı gördüm (gülerek) ismini söyleyim: eski Sovyet antrenör Victor ‘Aleksandroviç’ Maslov. Baksana adı bile roman yazarı gibi.

İlhan: Vay be! Daha çok Rus satranç ustalarına yakışır bir hamleydi. Hakikaten büyük isim. Benim namzedim, Maslov kadar büyük bir futbol mucidi olmasa da, otoriteye kafa tutan bir devrimci: Dinamo Minsk’i Sovyet şampiyonluğuna taşıyan ve Lobanovski tahakkümüne karşı “Samimi Futbol“ sistemini devreye sokan Eduard Malofeyev.

Sezgin: Senin isim de iyiymiş aslında. Desene bu ay Zat-ı Muhteremler’de Sovyet kapışması olacak. Aslında biliyor musun, Maslov antrenör ve Malofeyev futbolcuyken de karşı karşıya çok geliyorlar. Hatta 1971 yılında Odessa’da oynanan ve 3-3 biten Sovyet Süper Ligi maçında Eduard Malofeyev, Maslov’un takımına yani Torpedo’ya karşı hat-trick yapıyor. O sezon da yıldız topçu 16 golle gol kralı oluyor. Neyse, yine de Maslov hala benim ilk tercihim. Sovyet Futbolu, Dinamo Kiev kelimeleri yan yana gelince, insanın aklına hep Valeriy Lobanovski gelir. Ama çoğu futbolsever bilmez ki, Dinamo Kiev’in başında yaptığı taktiksel devrimler ile Dinamo Kiev efsanesinin ve günümüzde oynanan futbolun temellerini asıl Sovyet teknik adam Victor Maslov atmıştır. Bak sana kısaca Maslov’un hayatını anlatayım. 1910 Moskova doğumlu kurt hoca, futbolla ilk Torpedo Moskova’nın öncüsü olan RDPK takımında tanışıyor. 20’li yaşlarında… Sonrasında Torpedo ile 11 yıllık bir futbol kariyeri var. Orta saha oyuncusu ama bir Maradona değil tabi ki. Sonra 32 yaşında futbolu kaptanken bırakıp, oynadığı takımın antrenörü oluyor. Düşün nasıl bir otorite olduğunu, daha 32 yaşında takımın başında.

İlhan: Yahu, Maslov hoca falan değil demiyorum zaten! Benim Malofeyev isminde diretmemin sebebini sen de belirttin aslında. Sovyet futbolu denince akla sadece Lobanovski’nin gelmesi beni ne kadar sinirlendirir bilirsin. Bu ezberi bozmak adına Malofeyev’i sundum.

Evet, Dinamo Minsk dendi mi akla gelen ilk isim hakikaten Malofeyev. Her ne kadar futbolculuk kariyerinin ilk yıllarında Avangard ve Spartak Moskova formaları giyse de, 1963’te Dinamo Minsk’e transfer oluyor. Sonra da futbolu bıraktığı 1972’ye kadar Minsk formasıyla ağları havalandırmış kahramanım. Ama lig sıralamasında önemli bir yere gelememişler. Aslında çok erken yaşta bırakmış futbolu 1942 doğumlu futbol adamı. Futbolu bıraktığında sadece 30 yaşında yani. Daha sonra da ver elini kulübe demiş zaten…

Sezgin: Dur İlhan, Maslov’un asıl hikayesine daha geçmedim. Kesin orada kararını değiştireceksin. Rus ekibi Torpedo’yu çalıştırmaya başladığında (1942) ara ara başarılı sonuçlar alsa da takımını ancak 1960 yılında Sovyet Ligi şampiyonu yapabildi. İçinden “bu mu yani” dediğini tahmin eder gibiyim. Hatta ikinci Torpedo macerasında geliyor bu şampiyonluk. Arada Torpedo Gorki ve FC FSHM Moskova takımlarını çalıştırıyor. Neyse ikinci Torpedo Moskova macerasıyla başlıyor kurt hocanın yükselişi. O dönem yani 1960’larda en çok kullanılan futbol sistemi senin de bildiğin gibi 4-2-4. O sistemi inceliyor Maslov, Hatta şöyle söyleyeyim Brezilya’nın 1958 Dünya Kupası’nda zafere ulaşırken uyguladığı, ileri dörtlüden birinin geriye gelerek orta sahayı üçlemesi fikrini bir adım ileri taşıyor, iki kenar forveti de geriye çekerek orta sahayı dörtlüyor ve 4-4-2 sistemini oluşturuyor. Sıkı dur, her ne kadar 4-4-2’nin mucidinin sıklıkla İngiliz teknik direktör Sir Alf Ramsey olduğu bilinse de, Maslov bu sistemi ondan birkaç yıl önce oynatıyor!

İlhan: Gölgede kalmışların sitesi: Toprak Saha! (Gülerek). Maslov’la ilgili naçizane iki bilgi daha vereyim. Birincisi; 4-4-2’nin yanında hücum presi ve ‘rakibi sahasına hapsetme’ mefhumunu da futbol sözlüğüne kazandırdığı söylenir. İkincisi de Torpedo’daki döneminde, takımın en büyük silahı Streltsov olmadan şampiyonluğa ulaşmıştır. Bir dakika, Malofeyev’i savunmam lazım!

Benim Malofeyev tercihim, Lobanovski gibi bir tabuya karşı çıkmış olmasından kaynaklanıyor. Önce Dinamo Minsk ile Belarus gibi Sovyetler’in sessiz ülkelerinden birini ön plana çıkarmıştır. ‘Samimi Futbol’ olarak adlandırdığı sistemi ile Lobanovski’nin makine düzenine karşı çıkmış ve oyuncularını özgür bırakan bir sistemi benimsemiştir. Evet, yeni bir diziliş keşfetmemiştir ama bu başkaldırışı bence yazılması için yeterlidir.

Sezgin: Malofeyev deyince benim de aklıma Belarus Milli Takımı dönemi geliyor. Malofeyev, milli takımı çalıştırıyordu (2000-2003) ve onun döneminde Doğu Avrupa ülkesi tarihinin en iyi performansına sahipti. Neyse ben Maslov’u cilalamaya devam edeyim (gülerek). Nerede kalmıştım, Torpedo ve 4-4-2… Torpedo’daki başarıları ve o dönemde oynattığı futbol Maslov’u daha güneye sürüklüyor. Dinamo Kiev’in başına geçiyor. 4-4-2’yi ve hücum presi beraberinde Kiev’e getiren Maslov, mavi beyazlılarla 1965’te ligi 2. sırada bitirmesine rağmen 1966, 1967 ve 1968 yıllarında 3 kez üst üste şampiyonluğa ulaşıyor. Hatta 1966 yılında da Sovyet Kupası’nı da kazanıyor. Bu başarılarının arkasında futbola getirdiği yeni bakış açısı kadar oyuncularının beslenmelerine ve antrenmanlarına özel ilgi göstermesi de yatıyor. Anlayacağın, detaycı biraz… Mesela adam adama markaj yerine zor olanı yani alan savunmasını tercih ediyor. Hatta bu konuda ünlü bir sözü de var: “Adam markajı, uygulayan oyuncuya yapılan bir hakarettir, eziyettir. Onu küçük düşürür ve kahreder”.

İlhan: Yahu zaten alan savunması daha önce nasıl düşünülmez anlamıyorum. Bence adam adama savunma, defansın düzenini bozmaya daha müsait bir anlayış. Neyse, Kiev’de bayrağı devralan Lobanovski de, işin içine matematiği sokarak dozajı arttırıyor tabii ki. Bu arada Lobanovsky düşmanı olduğumuz falan da anlaşılmasın. Kendisine saygımız sonsuz ama zat-ı muhteremlerimizi epey gölgelemiş bir isim. Özellikle Malofeyev’in elinden aldığı bir Dünya Kupası macerası var ki…

86 Meksika Elemeleri’nde S.S.C.B’nin başında Malofeyev var. Pek iç açıcı bir performansla olmasa da – S.İrlanda ve Danimarka’ya yenilmişler- grup ikincisi olarak kupaya katılma hakkı kazanıyor Sovyetler. Fakat Danimarka’ya kaptırılan liderlik çok içlerine oturmuş ki Malofeyev’in işine son veriliyor ve milli takımın başına Lobanovki getiriliyor. Gerçi Danimarka da ne kadar iyi bir takım olduğunu o yaz kanıtlıyor. Aslında Malofeyev’e en çok üzüldüğüm husus bu. Elbette çoğunluğu Dinamo Kiev’den oluşan takım, Lobanovki ile Meksika’ya renk katıyor ama belki de Malofeyev’in oynatacağı ‘özgür’ futbol, Sovyetlerin ve defansif bir yapıya bürünmeye başlayan dünya futbolunun seyrini daha değişik bir istikamete sürükleyecekti. Zaten bu devir teslimde Kievli oyuncuların da bir parmağı var gibi geliyor bana. Ne dersin?

Sezgin: Kesin vardır, ben sana söyleyeyim. Dönemin Kiev’i sistemin içinde söz sahibi bir takım. Ayrıca dediğin gibi Lobanovski’yi topa tuttuğumuz yok. Biz sadece Sovyet futbolu, Dinamo Kiev ve Lobanovski’den ibaret değil diyoruz, değil mi?

Kıyıda köşede tozlu anıların altında kalan topçuların hakkını vermek istiyoruz.

Şahsen ben istiyorum. Neyse İlhan, şöyle yapalım biz bu ay Sovyet futbolunda devir değiştiren gizli iki kahramanı da yazalım. “Samimi Futbol“’un temsilcisi Malofeyev’i de, 4-4-2 ve hücum presinin mucidi Maslov’u da yazalım. Ne dersin?

İlhan: Bence de… Kimi yazsak diğerine haksızlık olacak ve yazılmayan, yine gölgede kalacak. İyisi mi ikisi de zat-ı muhteremimiz olsun…

PaylaşShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePin on Pinterest0Share on Tumblr0Print this page
29. SayıDevir Değştirenler Özel SayısıDinamo KievDinamo MinskEduard MalofeyevS.S.C.BTorpedo MoskovaValeriy LobanovskiViktor Maslov
Share Tweet

Toprak Saha

Eski Sayılardan

  • ZAT-I MUHTEREMLER

    Yeniden Doğmak

    Mayıs 2020
  • ZAT-I MUHTEREMLER

    Evden Uzakta Olmak ve Topçuların George

    Mayıs 2020
  • ZAT-I MUHTEREMLER

    İkinci En İyi

    Haziran 2019

REKLAM

REKLAM

ESKİ SAYILAR

TAKVİM-İ MAZİ

TAKVİM-İ MAZİ

@topraksaha_net

  • Şuan için bu twitter hesabının RSS beslemesi yüklenemez durumda.

Twitter'da @topraksaha_net Takip Et.

  • Anasayfa
  • İletişim

Toprak Saha © 2017. Tüm Hakları Saklıdır.