Toprak Saha – Aylık retro futbol e-mecmuası
  • Zat-ı Muhteremler
  • An-ı Şahaneler
  • Yad-ı Hafta
  • Fi Maçı
  • Kadim Takımlar
  • Cemiyet Haberleri
  • Malumat Saha
Fİ MAÇI 0

Penaltının Gölgesindekiler

İlhan Özgen · Temmuz 2012

“Höeness’in penaltıyı kaçıracağını anlamıştım. Maç içerisinde çok sinirli, topa giderken ise çok gergindi” der İmparator Beckenbauer, 1976 Finali sonrası. Bu final, Helmut Schön’ün saha içi liderinin 100.milli maçı olmasının yanında, büyük organizasyonlarda milli formayı sırtına geçirdiği son maç olmuştur. 1966’dan başlayarak Beckenbauer’i bir beyin olarak ön plana çıkaran Helmut Schön için ise anlamı daha büyüktür bu finalin. Art arda üçüncü büyük kupa.

1972 Avrupa Şampiyonası ve 1974 Dünya Kupası’nı Almanya ile kaldırarak bir ilke imza atan efsane, 1976 Avrupa Şampiyonası’na gözünü dikmiştir. Önceki iki kupada takımın önemli parçaları olan Overath, Netzer, Gerd Müller ve kendisiyle yaşadığı fikir ayrılıkları nedeniyle milli takımda oynamayı reddeden Breitner’siz yoluna devam eder kurt hoca. İspanya’da grevdeki işçilere para yardımı yapması nedeniyle kulübü Real Madrid’le de sorun yaşayan Paul Breitner’in kadroda olmaması otorite sevdalısı Almanlar tarafından olumlu karşılanır. Malta, Yunanistan ve Bulgaristan’ın bulunduğu gruptan biraz zorlansa da çıkmayı başaran panzerler, çeyrek finalde de İspanya’yı eler. Statü gereği yarı finalden itibaren Yugoslavya’da oynanan turnuvanın yarı finalinde ev sahibi Yugoslavya’yı en önemli silahları olan kondisyonla yıkarlar. İlk 30 dakikada 2-0 geriye düşen Schön’ün takımı, sonradan oyuna giren Flohe ve ‘Küçük Müller’ Dieter Müller’in golleriyle uzatmada 4-2 galip gelir ve finale adını yazdırır. Finalde ise karşılarına turnuvanın sürprizi Çekoslovakya çıkar.

1972’de milli takımın başına geçen Vaclav Jezek, Doğu Avrupa futboluna has güce dayalı futbolun yanına Panenka, Masny, Moder, Nehoda gibi yetenekli futbolcuları eklemiştir. Kaleci Viktor ise her fırsatta belirttiği üzere en güvendiği oyuncusudur. Grupta Don Revie’nin İngiltere’sini saf dışı bırakan Çekoslovaklar, çeyrek finalde iskeletini Lobanovsky’nin Dinamo Kiev’inin oluşturduğu Sovyetler Birliğini geçer. Özellikle Bratislava’da oynanan ve Hilmi Ok’un yönettiği ilk karşılaşmada oynadıkları oyun ve aldıkları 2-0’lık galibiyet Jezek’in öğrencilerinin ayak sesleri olur. İki devin Yugoslavya biletlerini elinden alan Çekoslovakya’nın yarı finalde karşısına futbolun Stanley Kubrick’i Rinus Michels’in yarattığı ‘Otomatik Portakal’ Hollanda çıkar. Rinus Michels’den görevi devralan George Knobel’in takımdaki ego dengesini sağlayamamasından faydalanan Çekoslovakya, dağınık bir futbol oynayan rakibini turnuva dışına iterek üçüncü devin de fişini çeker.

20 Haziran 1976’da oynanacak final öncesi iki antrenör de şampiyonluktan emindir. Yugoslavya maçında kenardan gelen Dieter Müller bu defa ilk 11’de yerini alırken, Yugoslav maçının kahramanı Flohe, acil durumda kullanılmak üzere kenardadır. Çekoslovakya’da ise Hollanda maçında kırmızı kart gören Pollak’ın yerine Svehlik ilk 11’dedir. İşte o Svehlik, 8.dakikada takımını 1-0 öne geçirir. Maier’den dönen topla oluşan karambolde boş kaleye topu göndermiştir. Almanya’da Beckenbauer ve Bonhof çok iyi bir performans sergilerken ‘Demir Ciğer’ Wimmer orta sahada varlık gösteremez. Öyle ki dakikalar 18’i gösterdiğinde Çekoslovak orta saha yıldızı Panenka taç çizgisinde klas hareketlerle Wimmer’i alt üst eder. Siyasi nedenlerden dolayı yurt dışına transferine izin verilmeyen Panenka, Masny’le beraber takımının hücumlarını yönetmektedir. Savunmadaki en büyük güvence ise kaleci Viktor’dur. 21.dakikada Hölzenbein’ın vuruşunu muhteşem bir refleksle kornere atan Viktor, Jezek’in güvenini boşa çıkartmaz. Almanya ikinci şoku 25.dakikada yaşar. Masny’nin kullandığı serbest vuruşta Beckenbauer tarafından uzaklaştırılan top Dobias’ın önünde kalır. Zayıf bir vuruş yapan savunma oyuncusu topun Maier’in uzanamadığı köşeye gitmesiyle takımını 2-0 öne geçirir. Yugoslavya maçında olduğu gibi maçın ilk bölümlerinde iki farklı geriye düşen panzerler şoku bir an atamazlar ikinci golün bir dakika sonrasında Masny kaleci Maier ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu dışarıya atar. Bu Almanya’yı uykudan uyandıran pozisyon olur, 28.dakikada Dieter Müller’in şık volesiyle farkı bire indirirler. Kalan dakikalar başka gol getirmez ve ilk yarı 2-1 sona erer. İkinci yarıda can simidi Flohe oyuna girerken, turnuvanın hayal kırıklıklarından Wimmer oyundan alınır. Wimmer’in kötü oyunu ilk yarı boyunca aldığı topları kaybeden ve 12.dakikada net bir pozisyonda topu Viktor’a nişanlayan Höeness’i kurtarmıştır. İkinci yarıya hızlı başlayan panzerler 48 ve 56. dakikalarda Beer’le iki net pozisyona girer fakat Viktor başarılıdır. İkinci yarıda Masny ve Nehoda ile kontra atak peşinde olan Çekoslavakya’nın bu planı, Viktor ve Batı Alman hücumcuları arasında bir mücadeleye dönüştürmüştür karşılaşmayı. 83.dakikada Dobias’ın Beckenbauer’i ceza sahasında düşürmesini İtalyan Sergio Gonella penaltı olarak değerlendirmeyince herkes bu işin bittiğini düşünür. Fakat Helmut Schön, ustası Sepp Herberger’den devamlı duyduğu ‘Maç 90 dakikadır’ sloganını takımının iliklerine kadar işlemiştir. 89.dakikada Bonhof’un köşe vuruşuna yükselen Hölzenbein skoru 2-2 yaparken, 90 dakika bu skorla sona erer. İki takımı tıpkı yarı final maçlarındaki gibi bir 30 dakika daha sahada kalacaktır. Dünyaca ünlü kondisyonlarıyla ev sahibini geçen Almanya, bu sefer gerçek Doğu Avrupa futboluyla karşı karşıyadır. Uzatmalarda rakibine direnen Jezek’in talebeleri 120 dakika sonunda beraberliğin bozulmasına izin vermez. Uzatmalarda bozulmayan beraberlik, statü gereği tekrar maçını gerektirmektedir fakat maç sonunda ‘Tekrar maçı oynasaydık oyuncularım Almanya’ya sedyeyle giderdi’ diyen Helmut Schön’ün de kabulüyle seri penaltı atışlarında karar kılınır. İlk penaltılar maçın iki yıldızı Masny ve Bonhof tarafından gole çevrilir. Helmut Schön’ün en tedirgin olduğu anlarda ilk penaltılardan sonra başlamıştır zira Bonhof dışında hiçbir oyuncusunun penaltı atmaya gönüllü olmadığını daha sonra belirtecektir. Korktuğu dördüncü penaltıda başına gelir, ısrarla oyunda tuttuğu ve maç içinde tutuk olan Uli Höeness, topu Belgrad semalarına gönderir. Sonrası ise her organizasyonda yeni bir efsaneye dönüşen, kulüp takımı kalecisi Zdenek Hurska üzerinde ilk denemelerini yapan Anthony Paneneka ve penaltısının tarihe geçişidir.

Doğu Avrupa’da tekrarlanan Hollanda’nın hayal kırıklığı, finale çıkan sürpriz takım, finalde olmasa bile atılan Panenka penaltıları ya da son şampiyonun önemli eksikleri gibi birçok benzerlik var Euro 76 ve Euro 2012 arasında. En büyük fark ise son iki büyük kupayı alan İspanya’nın üçlemeyi tamamlayan ilk takım olması. Avrupa Şampiyonası tarihinin en zevkli turnuvalarından biri olmasına rağmen penaltıların gölgesinde kalan Euro 76’da Almanya’nın başaramadığını başardılar, fakat Helmut Schön’ün rekoru henüz kırılmadı. Tekrarlanması için 38 sene beklediğimiz bu başarıyı 2014’te Del Bosque tarih sayfalarına mı gömecek yoksa bir 38 yıl daha bekleyecek miyiz dersiniz?

PaylaşShare on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePin on Pinterest0Share on Tumblr0Print this page
1. Sayı1976 Avrupa Şampiyonası1976 Avrupa Şampiyonası FinaliAlmanyaAntonin PanenkaÇekoslovakyaHelmut SchönIvo ViktorNehodaUli HöenessVicente Del Bosque
Share Tweet
ilhan@topraksaha.net'

İlhan Özgen

Eski Sayılardan

  • Fİ MAÇI

    Ev Sahipleri

    Mayıs 2020
  • Fİ MAÇI

    Beyazıyla Siyahıyla Bir Maçın Öyküsü

    Haziran 2019
  • Fİ MAÇI

    Kar Golleri Kesti

    Haziran 2019

No Comments

Leave a reply Cancel reply

REKLAM

REKLAM

ESKİ SAYILAR

TAKVİM-İ MAZİ

TAKVİM-İ MAZİ

@topraksaha_net

  • Şuan için bu twitter hesabının RSS beslemesi yüklenemez durumda.

Twitter'da @topraksaha_net Takip Et.

  • Anasayfa
  • İletişim

Toprak Saha © 2017. Tüm Hakları Saklıdır.